Türkiye’ye 2013’te Nazar Değdi

Image

Türkiye için olumsuz darbeler 2013’te çifter çifter geldi. Önce Mayıs’ta FED’in tahvil alımını azaltacağını söylemesi ile iç piyasalar gerilirken, ardından Gezi olaylarının patlak vermesi kırılganlığı artırdı. Bu iki etkenden Gezi’yi yavaş yavaş arka plana atabilse de, piyasalar FED’in tahvil alımının durumuna odaklanmak zorunda kaldı. Sene biterken ise, FED’in ekonomistlerin yüzde 75’inin beklentileri aksine aylık parasal genişlemesini 85 milyar Dolar’dan 75 milyar Dolar’a düşürdü. Küresel çapta piyasalar bunu hazmetmeye uğraşırken bu sefer Türkiye’de 17 Aralık soruşturması negatif ayrışmaya neden oldu. Özetlemek gerekirse, Türkiye için ilk yarı güzel geçerken ikinci yarısı gergin ve kırılgan geçen bir sene oldu 2013.

Bu gerginliğin sene süresince odağı FED olurken, sene sonuna doğru ortaya çıkan 17 Aralık soruşturması Dolar’daki volatilitede ana etken olarak görülmekte. 17 Aralık’ta gerçekleşen PPK toplantısında, Merkez Bankası Başkanı Başçı’nın uygulamaya soktuğu piyasa yapıcı bankalardan gerçekleşen likidite miktarının sınırlanması dolaylı yollardan faiz artırımına tekabül etse de piyasadaki risk volatilitesinin alınamadığını görmekteyiz. Son olarak, Salı günü konuşma yapan Başçı’nın Aralık ve Ocak’ta toplamda 6 milyar Dolar döviz satışı yapılacağı ve Aralık ayında minimum meblağın 450 milyon Dolar’a çıkarılacağı şeklindeki yorumları da yine bakan istifaları ve sonrasında Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın sert açıklamaları nedeniyle arka planda kaldı. Noel tatili sonrası gece açılışını 2,0920 seviyesinden yapan Dolar/TL paritesinde, 2,1025’lere yükselişler gerçekleşmiş olsa da bu bölgede alımların zayıfladığını görmekteyiz.

Türkiye’de mevcut durumda, 17 Aralık soruşturmalarının akıbeti konusunda ortam netleşmeye başladığında Dolar’ın tutumunun da netleşebileceğini, soruşturmanın olası derinleştirilmesinin Dolar’da 2,12’lerin önünü açma ihtimalinin olduğunu söyleyebiliriz. Diğer taraftan, bakan istifalarının ve hızlı gerçekleşen kabine revizyonunun olumlu olduğu unutulmamalıdır. Başbakan Erdoğan’ın özellikle İçişleri Bakanı olarak atadığı Sn. Ala’nın tecrübesinin bu politik sürüncemenin çözülmesinde etkili olma ihtimali göz ardı edilmemelidir. Mevcut kabine ile ve ek politik risk oluşmadan dengelenebilecek bir politik ortam, Dolar/TL’de satışların önünü açarak 2,04 seviyelerine doğru hareketlenmeye neden olabilir.