TCMB Out BDDK In

18 Nisan 2020 muhtemelen Türkiye’deki bankacılık ve finans tarihinde “ilginç” bir an olarak kaydolacak. Hatırlarsak bu tarihte BDDK’nın “Aktif Rasyosu” uygulaması başlamış, kamu ve katılım bankaları kısmında kalan bankalar Türkiye’nin kredi yükünü taşımaya bir nevi zorlanmıştı. Aktif Rasyosu, formülasyonu ve ne yönde etki edebileceği ile ilgili 22 Mayıs’ta detaylı bir yazı paylaşmıştım, linki aşağıda:

AR’ın 18 Nisan Cumartesi günü duyurulmasından itibaren BDDK iki ayrı güncelleme daha yaptı. 30 Nisan’da ve 29 Mayıs’ta alınan kararlar ile bilanço büyüklüğüne göre bankalara muafiyet tanındı ve formülasyonda değişikliğe gidildi. Her iki kararda da kredilerin artırılmasına olan istek devam etti. BDDK’nın AR kararlarının piyasa etkileri şöyle:

Üstteki grafikte:

  • Beyaz çizgi TCMB’nin ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti. Bu rakam 17 Nisan’da %9.05’ti.
  • Mavi çizgi 3 aya kadar mevduat faizlerinin ağırlıklı ortalaması. Bu rakam Nisan’da %10 üzerinde seyrediyordu.
  • Turuncu ise 2 yıllık gösterge tahvil faizi. 17 Nisan’da %12’lerdeydi

Dikkat edilirse 18 Nisan sonrası gösterge tahvil faizi %12’den %9’lara, mevduat ise %10’dan %7’lere düşüyor. Burada tahvilin sert düşmesinin nedeni, ani gelen AR kararları sonrası bankaların ceza yememek için bilançolarına hızlı bir şekilde tahvil almaları. Mevduattaki düşüş ise, AR formülünde paydanın küçültülerek kredi paketleri hazırlanana kadar zaman kazanılmak istenmesi. Bu süreç içerisinde üç toplantı yapan TCMB ise önce 100 bp, sonra 50bp indirim yaptıktan sonra üçüncü toplantıda faizi sabit tuttu. Gösterge tahvilde ve mevduatlarda 200+ bp düşüş ise bu toplantılardan çok önce gerçekleşti.

Bu dönem içerisinde Türkiye’de tüketici kredi faizleri aylık %0.7’ye kadar düşerken enflasyon hedeflenen %8’lerin çok üzerinde %11-12 bandında seyretti. Yıl sonu enflasyon beklentileri şu anda %11.30’larda gezerken, Nisan’da 600’lerde gezip Haziran’da 430’lara kadar düşen CDS primleri şu anda tekrar 600’lere tırmanmış durumda. Grafikler aşağıda:

Bugün ise BDDK’nın bankalarla yaptığı toplantıda, daha önce olumsuz cevap verdiği Aktif Rasyosu taleplerini olumlu karşıladığını görüyoruz.

Bu taleplerden şu anda bankalar için önemli olanlar:

  • Paydadan ZK’ların düşürülmesi
  • Paya takipteki kredilerin ve gayri nakdi kredilerin eklenmesi

Bu taleplerin şu anda, yani CDS’lerin tekrar 600’lere tırmandığı, enflasyon beklentilerinin yükseldiği ve Dolar/TL’nin 7.30’lara çıktığı dönemde olumlu karşılanmasının arkasında bir anlam var.

BDDK AR ile Faizleri Tekrar Yükseltebilir

Aktif Rasyosu’nun ilk etkilerinde 200bp üzeri piyasa faizlerinde düşüş ve kredi odaklı bir yaklaşım görmüştük. Bu yaklaşım Covid-19’un en yoğun olduğu dönemde Türkiye ekonomisinin canlı (alive) kalabilmesini sağladı. Şu anda ise artık faiz artırma zamanı olduğu aşikar ama ekonomi yönetimi bunu daha önceden TCMB vasıtasıyla yaptığı gibi 400-600 bp politika faizini yükseltmek şeklinde yapmak istemeyecektir. Yaklaşım, TCMB vasıtasıyla önce likidite sıkılaştırması, beraberinde Zorunlu Karşılık uygulamaları ve son olarak kademeli faiz artırımı olabilir. Bununla eş zamanlı olarak BDDK vasıtasıyla Aktif Rasyosu kurallarını gevşeterek bankaların daha fazla mevduat toplamasına izin verilerek hem mevduat hem kredi faizlerinde artışlara izin verilebilir.

TCMB’den Faiz Artırım Yönünde Yönlendirme Gerekiyor

Bu tarz bir uygulamanın sonucu normalde faizlerin kademeli artışı olur yalnız mevcut durumda gecelik repo faizleri %10’lara dayanmış, bir yıllık bileşik faiz %12.58’lere çıkmış, gösterge faizi ise %14’leri zorluyorken bu adımların geç olduğunu söyleyebiliriz. Doğal olarak gözler yine TCMB’ye bakacaktır. Buradan en azından daha net bir yönlendirme gelmediği sürece de BDDK uygulamalarının piyasayı geriden takip edeceği aşikar.